Farklılık Arayışında Nehir Turları

Yazar admincruise 25/06/2017 0 Yorumlar Basında Biz,

 

Türkiye'nin turizmde tarihinin en ağır krizini yaşadığı dönemde, sektörde yeni ürün ve farklılık yaratma, pazar yelpazesini genişletme arayışı daha sık ve daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.

 

Gerçekte bu, yalnız kriz döneminde değil her dönemde ve sonuç alınan çalışmalarla gündemde olmalı.

 

Ama acı gerçek, yeni pazar arayışı, eldeki pazarlara sunulacak yeni ürün geliştirilmesi ve farklılık yaratılması laftan öteye geçmiyor.

 

Bu konuda kendi çapında bir şey yapanlar özellikle desteklenmeli.

 

Bunların geliştirdikleri ürünün pazarı dar, müşteri sayısı az olabilir.

 

Buna rağmen bu yönde çalışma yürütenler, hele sonuç veren girişimler desteklenmelidir.

 

Bu, onlara bir destek katkı olmanın yanı sıra sektörün de gereksinimidir.

 

İncentive'lere yeni ürün

 

Geçen hafta katıldığımız Ren Nehri turunu outgoing ve özelikle incentive’ciler bu açıdan değerlendirmeli.

 

Nehir turları, tüketici nezdinde farklılık arayanlar için, sektörel açıdan da özellikle faaliyeti gereği, var olan, bilinenden farklı bir şey yapmayı ilke edinmiş incentive’ciler için yeni bir ürün olabilir.

 

Bu değerlendirmeyi, Amedeus Silver gemisinde sohbet ettiğimiz, tur operatörü olarak S & A adıyla bilinen ‘Dünya Nehirleri”nin iki ortağından Serhad Suçsuz ile paylaştık.

 

Turda grubu olan, kendisi de eşi ve çocuğu ile tura müşteri olarak katılan VİP turizmin sahibi Ceylan Pirincçioğlu da vardı.

 

Nehir turlarının incentive’ciler için yeni bir ürün olabileceğine ilişkin değerlendirmeyi kendisiyle de paylaştık.

 

Sohbetimizde Ceylan Pirincçioğlu’na ‘İncentive’de birçok 'İlk'e imza atmış VİP bu konuda da 'İlk' olmayı düşünür mü’ diye sorduğumuzda ‘ O yönde çalışmalarımız var’ dönüşte Serhad bey ile görüşeceğiz’ dedi.

 

Bizce nehir turları sektörün geneli için olduğu gibi özellikle incentive acenteleri için yeni ve farklı bir ürün olarak kullanılabilir.

 

Bayi toplantısı vb gibi organizasyonlar için bir ara kruvaziyerler düşünülmüş birkaç deneyim de olmuş.

 

Ama beklenen sonucu vermemiş.

 

Bunun bir nedeni de incentive işinin doğası gereği özgünlükler gerektirmesi bu anlamda butik olması gerekirken her birinde 2-3 bin yolcunun olduğu kruvaziyer gemilerinde bunun yapılamaması.

 

İşte bu noktada nehir turları incentive’ciler için her yönüyle bir butik otel niteliğindedir.

 

Bir şirketin nehir turu gemisinde yapacağı üst düzey yöneticilerinin yıllık toplantısı vb bir etkinlik tam da incentiveci’lerden beklenen ‘Farklı’ bir şey olur.

 

Bu, nehir turlarının sektörel yönü.

 

Doğru bilinen yanlışlar

 

Tüketici tatilciler açısından bakıldığında ise sizce nehir turları henüz yeterince tanınmıyor tanındığı yerde de 'Doğru bilinen yalnış' olarak biliniyor.

 

Onun için bu turların genel kamuoyu ve tatilci seyahetçiler tarafındoan doğru bilgilerle tanıması gerekiyor.

 

Örneğin nehir turları ilgili olarak ‘ Doğru bilinen yanlışlardan biri, nehir turlarının pahalı olduğudur.

 

Oysa gerçek öyle değil.

 

Çin’den Amerika’ya Rusya’nın Volga’sından Kuzey Avrupa ve Orta Avrupa’ya kadar 20’ye yakın tur düzenleyen Dünya Nehirleri’nin iki ortağından Serhad beye fiyatları sorduğumuzda, kendisi buna karşı bir soru ile yanıt verdi.

 

Bilgi verdiği her tur ile ilgili olarak sohbette bulunanlara ‘Sizce bu turun fiyatı ne kadardır’ diye sordu. Herkes bir fiyat söyledi ama kendisi o turun fiyatını açıkladığında herkes şaşırdı.

 

Zira fiyatların tahmin edilenden çok daha ucuz olduğu görüldü.

 

Bir haftalık turlarda tatilci 3-4 ülkenin birkaç şehrini gördüğü turlar içinde 1500 Avroluk olanlar bile var.

 

Demek ki bilinmiyor, öyleyse anlatılmalı.

 

Ama bu bilinen, yaygın kanallarla değil, işin kendine özgü farklı kanallar ve yöntemlerle olmalı.

 

Kötü komşu malsahibi yapar örneği

 

Bu arada nehir turlarında tur operatörü seyahat acentesi ilişkisinde ilginç bir olay yaşanmış, Serhad bey hazırladığğı turu satan acenteyi bir müşyteri gibi aradığında anlatılanlardan acentecilerin ve personelinin konuya ilgisizliklerine şaşırmış.

 

Bunun üzerine Serhad bey tur operatörü olarak hazırladığı nehir turlarını kendisinin doğrudan satacağı seyahat acentesi kurmuş. Serhad Suçsuz, bu işe 1990’larda rehber olarak başlayıp bugün ortağı ile birlikte bu alanda faaliyet gösteren az sayıdaki firmalar arasında en büyük pazar payına sahip, verdiği bilgilerden nehir turları pazarının yüzde 90’ına yakın bölümünün ellerinde olduğu anlaşılıyor.

 

Tur operatörü olarak nehir turları yanında karasal turları da var. Bir de Transibirya yapıyor. Ama kendisini nehir turları spesiyalisti olarak tanımlıyor. Lüftner ailesi ile dostluk Serhard Suçsuz’un turlarını düzenlediği gemilerin sahibi Lüftner ailesi ile de ticari olmanın ötesinde dostane bir ilişkisi var. Aristokrat kökenli Lüftner ailesinin sahibi olduğu 17 gemiden 6’sını Serhad beyin Dünya Nehirleri kullanıyor. Serhad bey, Lüftner ailesi ile kurduğu dostluk sonucu gemilerde Türk müşteriye yönelik çok sayıda özel düzenleme yaptırmış. Müşteri profili Nehir turlarının müşteri profili bugünkü haliyle,yüksek yaş grubundan, orta ve üstü gelir sınıfına mensup, emekli yargıç, asker vb mesleklerden kişilerden oluşuyor.

 

Bu durum başta Almanya olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde de böyle. Ancak o ülkelerde nüfus zaten yaşlılardan oluştuğu için bu ürünün müşterisin de o kesimden olması doğal. Ama Türkiye’de nehir turları müşteri profilinin yelpazesi genişletilmeli. Yapılması gerken Bu turlara katılacak genç kuşağı çekecek programlar yapılmalı. Örneğin; gençler için geminin yanaştığı bir limanda inip bir sonraki limana kadar bisiklet turları konulabilir. Gençler için gemide yapılan eğlencelerin yanına yanaşılan limanlarda gemi dışında etkinlikler düzenlenebilir.

 

Bunlar yapılması gereken şeyler. Yapılıp anlatılmayanlar Bu arada yapıldığı halde hakettiği gibi anlatılmayan şeyler var.

 

Örneğin Heidelberg kalesi turu. Serhad beyin Türkiye’den gelen müşterileri için geliştirdiği bu tur, klasik bir kale ya da başka bir turistik alanın gezilmesi ve rehberin bunu anlatmasından çok farklı.

 

Şöyle; Hilderberg Kalesi’nin önünü gelindiğinde ziyaretçiler 30’ar kişilik grup haline getiriliyor. Her gruba, geldiği- konuştuğu ülkenin dilinden bir rehber veriliyor. Buraya kadar her yerde görülebilen bir şey. İzmirli Canan, Elizabeth olarak Heidelberg'i anlatıyor Ama esas fark bundan sonra başlıyor. Grubun rehberi kale tarihinde adı geçenlerden biri olarak, örneğin kral, kont, kraliçe prens, komutan vb kişilerden birinin kıyafetiyle o dönemi kitabi değil, kendisi yaşamış biri gibi, teatral biçimde anlatıyor. Gezdirdiği kalenin her bölümünün tarihi bilgilerini, temsil ettiği Elizabeth olarak anlatıyor.

 

Bizi gezdiren İzmir’li Canan hanım grup ile tanışmaya şöyle başladı: “Ben Elizabeth, bu saraya 17 yaşında gelin olarak geldim. Size sarayımızı anlatayım” böyle başlayıp kalenin her bölümünü Elizabeth gelin olarak teatral biçimde anlatıyor. Kalenin balo salonu olarak kullanılan bölümünü anlatırken “ Buraya o kadar misafir gelip gidiyordu ki, kral bunlara ikram edeceği şarapları mahzendeki 188 tonluk fıçıdan sağlıyordu" dedi. (Yanlış okumadınız 185 ton, 188.500 kiloluk şarap fıçısı, kayıtlara göre dünyanın en büyük ahşap şarap fıçısı) 1969’da İzmir Çeşme’den Almanya’ya gelmiş turizmci bir ailenin kızı Canan hanım 30 yıldır bu işi yapıyor. Canan hanımdan aldığımız bilgiye göre, bu yöntem bütün gruplara kendi dillerinde Japonca, İtalyanca, Rusça, Almanca, İngilizce ve diğer dillerden rehberler hangi rolü oynuyorsa o role uygun kıyafetle (o dönemde kalenin komutanı, kontu ,vs) olarak anlatıyor. Turlarda rehberler, gezdirdikleri gruplara gösterdikleri yerleri kitaplarda yazılı şekliyle anlatıyor. Bu zaman zaman rehberin yetersizliğinin de etkisiyle sıkıcı hale gelir. Heidelberg gezisinde mekanın teatral biçimde anlatılması güzel bir uygulama. Serhad bey bu güzel özelliği daha iyi anlatmalı. Hatta konuyla ilgili gemide küçük bir sunum yapılsa tura ilgi artar, katılım daha yüksek olur. Zira Heidelberg Kale turu gezisi birçok kişi için bugüne kadar gördüklerinden farklı biçimde anlatılıyor..

 

Bu noktada diyeceğimiz, nasıl başta incentive ‘ciler nehir turunun farklılığını görmeleri ve bu ürünü bu farklılığı ile anlatması gerekiyorsa, Serhad bey de Heidelberg Kalesi turunu diğerlerinden farklı biçimde sunup anlatmalı.

 

Son söz: Dünyaya bir de nehirlerden bakın

 

Kaynak: turizmgazetesi.com

Yorum Yaz

Loading...