‘Altın Halka’ şehirleri içinde yer alan Ugliç, geçmişte yaşayan şehir olarak nitelendiriliyor. Bir hanedanlığın sona ermesine yol açacak olan ve Rusya’nın tarihindeki en önemli olaylardan biri olarak kabul edilen Korkunç İvan’ın küçük oğlu Dmitri’nin esrarengiz ölümü burada gerçekleşti.
 

Yukarı Volga üzerindeki en eski şehirlerden biri olan Ugliç’in kuruluşu 937 yılına dayanıyor. Nüfus sayımı yapmak ve vergi toplamak amacıyla Kiev Prensliği tarafından gönderilen Prens ‘Yan Pleskoviç’ tarafından kurulduğu kabul edilen şehir 13. yüzyıl başlarında bağımsız bir prenslik oldu. Moğol-Tatar akınlarına maruz kalan Ugliç, değişik dönemlerde Rostov, Moskova, Tver Prenslikleri’nin egemenliği altına girdi. 14. yüzyıl sonlarında tekrar bağımsız bir prenslik olan Ugliç 15. yüzyıl ortalarında en parlak dönemlerini yaşadı.

Ugliç tarihinin en önemli olayı 1591 yılında meydana geldi. Korkunç İvan’ın küçük oğlu ve Rusya veliahtı Dmitri’nin esrarengiz ölümü, Rus tarihini etkileyen en önemli olayların başında geliyor. Çar olmak isteyen Boris Godunov tarafından düzenlendiği düşünülen bu olay, Rusya’da taht kavgalarının yaşandığı, sahte dmitrilerin ortaya çıktığı fetret devrinin tohumlarını attı. 1584 yılında Annesi Mariya Nagaya ile birlikte Ugliç’e gönderilen Küçük Dmitri, 9 yaşındayken 15 Mayıs 1591 tarihinde evlerinin bahçesinde boğazı kesik olarak ölü bulundu. Bu olayın üzerine Ugliç halkı ayaklandı ama ayaklanma kanlı bir şekilde bastırıldı. Olayı araştırmak için Moskova’dan gönderilen heyetin hazırladığı raporda, epilepsi hastası olan Dmitri’nin bahçede elinde bıçakla oynarken epilepsi krizi geçirerek yere düştüğü ve bu esnada elindeki bıçağın boğazını kesmesi sonucu öldüğü açıklandı. Bundan sonra Ugliçlilerin önde gelenleri cezalandırıldı, yüzlerce Ugliçli idam edildi veya Sibirya’ya sürgüne gönderildi. Dmitri’nin annesi Mariya Nagaya manastıra kapatıldı. O gün halkın toplanması için çalınan çan suçlu bulunarak cezalandırıldı. Dili koparılıp kulağı kesilen çan da Sibirya’ya sürgüne gönderildi. Küçük Dmitri’nin ölümü Rurik Hanedanlığı’nın da sonunu getirdi. Rurik Hanedanlığı’nın son çarı, Korkunç İvan’ın ilk evliliğinden olan Fedor’un çocuğu olmadı. Fedor’un ölümünden sonra tahta kayınbiraderi Boris Godunov geçti. Puşkin ‘Boris Godunov’ adlı ünlü eserinde bu dönemi ve Rusya’nın geçirdiği bunalım yıllarını anlatır.

Geçmişin izlerini taşıyan ve tarihi yaşayan kent olarak nitelendirilen Ugliç, Volga üzerindeki bir çok şehir gibi kıyıda kurulmuş. Bir zamanlar kalın surları ve yüksek kuleleriyle göz alan Kremlin’in bulunduğu yerde önemli tarihi yapılar bulunuyor. Bunlardan ilki, Dmitri’nin öldüğü yerde 1692 yılında yapılan kırmızı renkli, 5 kubbeli ‘Dmitri Kan Kilisesi’. Kilise’nin iç duvarlarındaki fresklerde kutsal kitaplardan alınmış kimi olayların yanısıra Dmitri’nin ölüm hikayesi ve bunu takip eden olaylar anlatılıyor. 1772 yılında tamamlanan freskler çok iyi korunarak günümüze kadar gelmiş. Kilise’nin yanında 15. yüzyıl ortalarında yapılmış Ugliç’deki en eski yapı olan ‘Prens Sarayı’ bulunuyor. Kremlin’den kalan tek yapı olan bu küçük saray yapıldığı dönemin en zengin ve şık binası idi. Küçük Dmitri ve annesi Mariya Nagaya burada yaşadı. 1591’deki trajik olaydan sonra saray ‘Veliaht Dmitri’nin Sarayı’ olarak adlandırılıyor.

Eski Kremlin Meydanı’ndaki diğer önemli yapı 1713 yılında yapılan ‘Tecelli Katedrali’ (‘Spaso-Preobrajenski Sobor’ Türkçeye ‘Koruyucunun Tecellisi Katedrali’ olarak çevrilebilir) Müthiş bir akustiğe sahip olan Katedral’in duvarlarındaki freskler 19. yüzyıl başlarında yapıldı. Duvar ve tavandaki freskler ve çizimler Katedral’in iç mekanını olduğundan daha geniş gösteriyor. Katedralde küçük bir ikona müzesi de bulunuyor.

Tecelli Katedrali’nin hemen yanında 1730’da yapılan çan kulesi bulunuyor. 37 metre yüksekliğindeki kuleye 1984 yılında Ugliç Saat Fabrikası’nın ustaları tarafından yapılan saat kondu.

Sevimli ve sakin bir kent olan Ugliç’in nüfusu 38 bin. Buradaki saat fabrikasının ürettiği ‘Çayka’ saatleri oldukça popüler. Çok uygun fiyatlarla satılan, değerli taşlarla bezeli saatler özellikle hanımların ilgisini çekiyor.

Şehirde ayrıca peynirleriyle ünlü bir süt ürünleri fabrikası bulunuyor.

Ugliç’in adının nereden geldiğine dair üç ayrı görüş var. Birincisi, Ugliç’in bulunduğu yerde Volga kıvrılarak keskin bir dönüş yapıyor. Bu yüzden şehrin adının Rusçada ‘köşe’ anlamına gelen ‘ugol’ sözcüğünden geldiği söyleniyor. ‘Ugol’ sözcüğü rusçada ‘kömür’ anlamına da geliyor. Bir zamanlar Ugliç’in kurulduğu yerde kömür yakıldığı ve şehre bu yüzden Ugliç denildiği anlatılıyor. Bu konudaki üçüncü görüş, bu bölgede bir zamanlar ‘Ugliçler’ denen Fin-Ugor kökenli bir kabilenin yaşadığı ve şehrin adının bu kabileden alındığı.

Ugliç’e yanaşan gemiler genellikle burada 3 saat kalıyorlar. İskeleden yaklaşık olarak 700 metre yüründükten sonra Eski Kremlin’in bulunduğu meydana geliniyor. Burada Dimitri Kan Kilisesi ve Tecelli Katedrali ziyaret ediliyor. Tur kiliselerdeki ziyaretçi ve kuyruk durumuna göre 1.5 – 2 saat civarında sürüyor. Tur bittikten sonra kalan zamanda başta saat olmak üzere bir çok hediyelik eşyanın satıldığı tezgah ve mağazalardan alışveriş yapmak mümkün.

Tavsiye Edilen Yazılar

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir